Kızık Köyü - Seben/BOLU

Kızık Adını Taşıyan Diğer Yerleşim Birimleri

    * Kızık - Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinin köyü

    * Kızık - Amasya ili Gümüşhacıköy ilçesinin köyü

    * Kızık - Ankara ili Akyurt ilçesinin köyü

    * Kızık - Ankara ili Kızılcahamam ilçesinin köyü

    * Kızık - Balıkesir ili Manyas ilçesinin köyü

    * Kızık - Bolu ili Seben ilçesinin köyü (BU SİTEDE ANLATILAN)

    * Kızık - Kahramanmaraş ili Andırın ilçesinin köyü

    * Kızık - Karaman ilinin köyü

    * Kızık - Kayseri ili Develi ilçesinin köyü

    * Kızık - Kayseri ili Kocasinan ilçesinin köyü

    * Kızık - Kütahya ilinin köyü

    * Kızık - Malatya ili Arguvan ilçesinin köyü

    * Kızık - Sivas ili Zara ilçesinin köyü

    * Kızık - Tokat ilinin köyü

    * Kızık - Tunceli ili Ovacık ilçesinin köyü

Bursa'dan Sn. Türker KAYIŞ göndermiş:

KIZIK KÖYLERİNİN SÖYLENCESİ

 Malazgirt zaferinden (1071) sonra, Türk boyları akın akın Anadolu'nun içlerine doğru aktılar. Değişik yörelere yerleştiler. Yerleşim yerlerine kendi adlarını verdiler. Bugün Anadolu'nun birçok yerinde, Türklerin ataları sayılan 24 Oğuz boyunun, adlarıyla anılan köyler vardır.

Türklerin, 1075'den itibaren Bithynia (Bursa) yöresine yerleştiğini biliyoruz. Bazı kayıtlarda yer alan bilgilere göre; Osmanlılar bu bölgeye geldiklerinde, üç nesildir burada yaşayan Türklerle buluşmuşlardır. Lakin, Osmanlılar'dan önce kurulan bir yerleşim yeri adı tespit edilememiştir. Muhtemeldir ki, bu dönemde gelenler kentlere yerleşmişler veya çadırlarda konar-göçer olarak yaşıyorlardı! Bunlar Selçuklular zamanından kalmış olabileceği gibi, daha önceleri Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlara inen ve oradan da buralara gelmiş Türkler de olabilir!

Osman ve Orhan Bey zamanlarında buralardaki birkaç yerleşmenin Kızık, Kınık, Çepni gibi adlarının olması, göçebe Türkmenlerin o devirlerde buralarda konakladıklarını kanıtlıyor. Boşalan bazı Rum köylerine de Türkler iskân edilmiştir.

1530 yılına ait 166 nolu tahrirat defterinin 7, 10, 37, 138, 153 ve 174. sayfalarında Uludağ çevresinde yaşayan yörüklerin adları ve hane sayıları şöyledir:

Mihaliç'te (Karacabey) Hz. Emir vakıfları arasında yaşayan Eymürler 28, Keçililer 26, Uzuncalar 26, Sofian 49 hane olarak kayıtlıdır. Mihaliç'te toplam 31 cemaat vardır.

Geçmişte şimdiki merkez ilçe Nilüfer sınırları içinde 1, Atranos'ta (Orhaneli) 2, Kite'de (Ürünlü) 3 büyük Yörük cemaati mevcuttu.

Bursa'ya bağlı olan Yörük cemaatinden Akçakoyunlular 42 (Aksungur, Alaşar, Altıntaş, Ovaakça, Karacabey ve Orhaneli çevrelerinde), Serhanlar 10 haneden oluşmaktaydı. Kite (Ürünlü) Yörükleri ise 58 hanedir. Atranos'a (Orhaneli) bağlı Karacalar Yörükleri de 35 hanedir.

Bu kayıtlardan anlaşılan o ki, XV. ve XVI. yy.da Bithynia (Bursa) yöresinde fazla bir göçebe nüfus yoktur.

(Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu-R. Kaplanoğlu, Avrasya-Etnografya Yayınları)

 Bursa'nın her bucağında, her köşesinde Yörük ve Türkmenlere ait izler bulmak mümkündür.

Tarihi yapılarda, kilim ve halı motiflerinde, hattatların yazılarıyla süslemelerinde, mezar taşlarında, yazıtlarda, ahşap yapı bezemelerinde, dokuma kumaşlarda, mermer kitabelerde, han, hamam ve cami gibi yerlerde, Oğuz boylarına ait damgaları, simgeleri çokça görebiliriz.

Bursa'da Yıldırım Camii'nin dış revaklarının sağ ve sol sarkıtlarında yer alan çini süslemelerde, Yeşil Camii'nin batı duvarında, Orhan Camii'nin duvar süslemelerinde, Zeyniler Camii'nin kıble tarafındaki duvarına konmuş bir mermer üzerindeki kabartmalarda ve Yeşil Türbe'nin kapısında yer alan kabartma motiflerde Bayat boyuna ait damga yer alır.

1487 ile 1573 yıllarının tahrirat defterlerinde, Gemlik'in Engürücük köyüne bağlı Bayat adlı bir mezra yer almaktadır. Bu mezranın yerinde şimdi bir çiftlik vardır.

Bütün bu işaretlerden anlaşıldığına göre; Osmanlı'nın kuruluş devrinde Bayat boyu mensupları Bursa çevresinde de yaşamışlar ve önemli hizmetlerde bulunmuşlardır.

Boğazköy/Eskimezarlık, Mudam/Ocaklı (Mustafakemalpaşa), Ovaesemen (Karacabey) ve Fodra/Alâaddin (Nilüfer) köylerinde Alkaevli boyunun damgası bulunmuştur.

Kum ve Voyvoda/Yeşilova (Mustafakemalpaşa) köylerinde ele geçen eşyaların üzerinde de Karaevli boyunun damgası görülür. (A.R.Yalgın, Anadolu'da Türk Damgaları, Bursa-1943)

Bursa'nın doğusunda Uludağ'ın kuzeye bakan eteklerinde 7 Kızık köyü, Yenişehir'de Avşar, Mudanya'da Çepni, Orhangazi'de Üreğil, İnegöl'de Eymür, Alayunt, Mustafakemalpaşa ve Keles'te Alpagut, yine İnegöl ve Büyükorhan'da Kınık ile İznik ve Büyükorhan'da Bayındır adlı köyler bulunmaktadır. Tarihi belgelerde Yenişehir ilçesine bağlı Dışkaya/İğdir adlı bir yerleşme yer alır. Bugün Gürsu ilçesinin bir köyü İğdir adını taşımaktadır. Bu köy, 1521 tarihli tahrirat defterine göre, Timurtaş oğlu Timurhan'ın tımarıdır.

Bazı eski kaynaklarda da Yenişehir'e bağlı Halkaevli köyünden söz edilir. Buradaki bir arazi Osman Gazi tarafından, aynı ilçenin Barcın köyünde zaviyesi bulunan Esenli Şeyh adındaki dervişe vakıf olarak tahsis edilmiştir. Şeyhin nesli 1767 yılına kadar burada yaşamıştır.

Bunlardan başka Orhaneli ilçesine bağlı Danişment, Eskidanişment, Yenidanişment, Budaklar (1530'da kaydı var), Emirköy, Karesiköy, Sadağı, Seferiışıklar (şimdi Osmangazi'ye bağlı), Keles'e bağlı Basak, Güneybudaklar (şimdi Osmangazi'ye bağlı), Kozbudaklar, Menteşe, Harmancık'a bağlı Balatdanişment, Hobandanişment ile Osmangazi ilçesine bağlı Selçukgazi ve Karaman (şimdi mahalle) gibi eski beyliklerin, oymakların ve boyların adlarını taşıyan daha birçok köy vardır.

Kayacık (Kestel) ve Kayapa (Nilüfer, Büyükorhan) yerleşmeleri Kayı boyunun adını çağrıştırır! 1487 yılı kayıtlarında, İnegöl'e bağlı Kayı adlı bir köy bulunmaktadır.

Kayıların, 2 ok ve bir yaydan oluşan damgaları, Bursa çevresinde ele geçen bazı eşyalar üzerinde görülmüştür.

Osmanlı Devleti'ni kuranlar Kayı boyundan geldiklerinden, Bilecik ve Bursa illerinde yaşayan yerli halkın birçoğunun bu boya mensup olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yerli, Manav, Yörük ve Türkmen diye tabir edilen köyler, genelde eski Türk boylarına dayanmaktadır.

KIZIK KÖYLERİNİN SÖYLENCESİ

Bursa yakınlarındaki Kızık köylerinin söylenceleri de şöyledir:

Osman Gazi zamanında (!) Bursa çevresine yerleşmek isteyen Kızık boyu mensuplarına, Karakeçililer engel olmak ister. Bunun üzerine Osman Gazi Karakeçililer'den 7 güzel kızı, Kızıklar'dan 7 delikanlıyla evlendirir. Böylece barış sağlanır. Bu 7 ailenin her biri ayrı bir yere yerleşir. Zamanla bunlardan 7 köy oluşur.

Bursa'nın doğusunda, Uludağ'ın kuzeye bakan yamaçlarında, birkaç kilometre arayla sıralanmış; Cumali Bey tarafından kurulmuş olduğu söylenen Cumalıkızık, Hamlı Bey tarafından kurulan Hamamlıkızık, Fethi Bey tarafından kurulan Fethiye/Fidyekızık, Dal Bey tarafından kurulan Dallıkızık, Bayındır Bey tarafından kurulan Bayındırkızık, dere kenarında kurulduğu için Derekızık ve değirmeni olduğu için Değirmenlikızık denilen 7 tane Kızık adı taşıyan köy vardır.

Bir başka rivayete göre ise; Cumalıkızık adının, çevre köylülerinin buradaki camide Cuma namazı kılmalarından, Hamamlıkızık adının, bu köyde hamam bulunmasından, Dallıkızık adının, buranın çok sık ağaçlar içinde bulunmasından, Bayındırkızık adının, bu köyün bakımlı ve güzel olmasından geldiği belirtilir. Derekızık ve Değirmenlikızık'ın kimler tarafından kurulduğu belli değildir. Bu husus söylencelerde geçmez.

Bu köyler Osmanlı'nın kuruluş yıllarından beri, yaklaşık 700 yıldır buradadır. Rivayete göre bu köyleri kuranlar 7 kardeştir. Kadı sicillerinde, 10 kadar (Kızıkşıhlar, Kiremitçikızık, Ortakızık gibi…) Kızık adlı köy geçer. Bugün bu köylerin beşini biliyoruz. Diğerleri çeşitli nedenlerle ortadan kalkmıştır.
 
Detaylı bilgi için : 
http://bursatime.blogcu.com/1752485
______________________________________________________________________

www.antepkuvvaimilliye.com Mehmet Demir ATMALI'dan alındı:


KIZIK-KAZAK BAĞLANTISI
   
Oğur(Oğuz)han’dan gelen Yıldızhan’ın dört oğlundan; AVŞAR, KARKIN, BEGDİLİ’inden sonra KIZIK Boyu gelmektedir. Zamanında bu kardeşin dördü de Gaziantep bölgesine yerleştirilmişlerdir. Avşarlar pek durmamışlar, geldikleri yerlere geri dönmüşler.

Gaziantep’in Maraş’a giden Yolu ile Yavuzeli İlçe sınırına kadar uzanan bölgeye KIZIK Boyu yerleşmiştir. Yavuzeli sınırından başlayıp Nizip-Kargamış(Barak Ovası) ve Oğuzeli sınırlarına kadar BEGDİLİ Boyu(Rişvanlar Dahil) yerleşmiştir. Yine Yavuzeli İlçesi sınırları içerisinde yeryer ÇEPNİ ve KARKIN Boyları yaşamaktadırlar.

Maraş Yolu ile Adana Yolu arasında CERİTLİLER yaşamaktadır. Adana Yolu ile Kilis Yolunu kaplayan alanda MİHMANLI(Mihmatlı), HAMALDI, MUSABEYLİ, KARAKEÇİLİ, KAÇARLAR, OKÇU İZZEDDİNLİ, ALAADDİNLİ, BALİKANLI ve BAYATLI Boyları yaşamaktadır.

Kilis yolu ile Oğuzeli Bölgesinde ELBEYLİ, KARAKEÇİLİ ALİ BAYRAMLAR ve OĞUZ Boyları yaşamaktadır. İSLAHİYE, NURDAĞI, KİLİS arasında SİNEMİLLİ(Fitanlı-Fituşağı), DEMİRÇİLER, RİŞVANLAR(Celikanlı, Atmalı, Berekatlı, İfrazlı, Çakallı, Delikanlı), KARAKEÇİLİLERDEN; Melikanlı, Belikanlı, Şığan Oymakları yaşamaktadırlar. Ayrıca Nurdağına bağlı üç adet Kafkas Türkü (Nogay ve Kabartay) Köyü vardır. 

AVŞAR Boyu bu üç kardeş ile Gaziantep yöresine yerleşmiş ama pek fazla kalmadan Kayseri, Yozgat yöresine göç etmişlerdir. Ayrıca Barak Ovasındaki BEGDİLİ(Urfa’da Badıllı) Boyları da, Feriz Beyin Reisliğinde Yozgat’tan göç edip 83 bin çadır olarak geldiklerini ifade ederler. Sonra Feriz Beyin Aceme(İran) Şah İsmail’in yanına döndüğünü söylerler. Ve “Feriz Bey Aceme vardı mı durnalar” diye peşinden ağıt yakmışlar.

Gelelim KIZIK konusuna. Kızık ile Kazak isimlerinin aynı kökten geldiğine inanırdım. “Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğünü” ve “Kaşgarlı Mahmut’un Divanını” incelediğimizde; Kazak kelimesinin Türk Lehçelerince, “hanıma söz geçiren, hanımın sözünü dinlemeyen kişi” olarak algılandığını görmüş oluruz. Ancak Kırgızlar Kazak kelimesinin karşılığını “KIZIK, KIZIK kişi” olarak ifade ediyorlar.

Yine “kızgın” kelimesini ele alırsak, aynı sözlükte; Başkurtlar “Kızıv Kanlı”, Özbekler “KIZIKKAN” , Tatarlar “Kızu Kanlı” diyorlar. Yani Kazak, Kızık; “Sinirli, öfkeli, kızgın” manalarına gelmektedir. Daha doğrusu; “Kızmak” fiilinden gelmektedir ve öz Türkçe bir kelimedir.

Türk boyları kendi lehçeleri ile KAZAK kelimesini, KIZIK ile aynı manada algılamaktadırlar. KIZIK veya "KAZAK"ların savaşçı olmalarından, “Kızgın, Öfkeli, Kavgacı” manalarından hareketle bu ismi almışlardır. Bu düşünceden hareketle; KAZAK TÜRKLERİ ile KIZIK TÜRKLERİ’nin aynı boy olduklarını ve Oğuzların 24 Boyundan biri olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak; Gaziantep’te yaşayan 73 KIZIK Köyü, KAZAK TÜRKLERİ ile akrabadırlar diyebiliriz.